Süren özür borçlu Galatasaray gibi marka olmuş bir kulübün 1.3 milyon doları ödeyememesi kasasının boş olduğunu ve ipin iyice kaçırıldığını da göstermesi açısından da ilginç! Futbolcunun parasını ödeyemeyen, Ülker'in basketbol takımına sponsorluk nedeniyle yaptığı parayı alıp, futbol takımına harcayan bir durumla karşı karşıyayız. Galatasaray'ın basketbol takımı darmadağın oldu geçen hafta. Amerikalı'nın biri memleketine geri döndü. Ülker, basketbol ligi heyecanlansın, oradaki takımlar güçlensin ki, yaptığı yatırım karşılığını bulsun' diye para veriyor ama Galatasaray alıp bu parayı basketbolcular yerine futbolculara verince oyuncular kazan kaldırıp gidiyorlar. Ama Türkiye'de medya bu işlerle uğraşmıyor. Yüzeysel konularla dalmış çıkamıyor. Yani baskete şart olarak verilen sponsorluk parasını dahi futbola harcayacak kadar parasız bir kulübün, FIFA borcunu ödemesi mümkün mü? İpin ucu çoktan kaçtı.
_Faruk Süren'in kampanyayı devralmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Evvela Faruk Süren'in, Adnan Polat'tan özür dilemesi lazım. Ondan sonra bu kampanyayı devralması lazım. Yoksa her hafta bir liderin kampanyayı devralması güzel bir şey. Adnan Polat kendi çevresini getirdi topladı, oradan bir miktar, Süren, Alp Yalman, Selahattin ağabey kendi çevresini getirir oradan toplanır bir miktar... Güzel bir şey.
_Süren'in eleştirilerinin arasında, yönetimin en başta yer almaması da vardı? Kulüp en baştan kampanyanın içinde olsa daha mı iyi olurdu? Faruk Süren cevabı gayet iyi biliyor. Orada uyanıklık yapıyor. Galatasaray yönetimi, yani Özhan Canaydın bu kampanyayı açsa kimse katılmazdı. Çünkü camianın Canaydın'a güveni kalmadı. Canaydın olağanüstü kongrede çöktü. Galatasaray camiasının güveneceği bir ismin bunu başlatması gerekiyordu. Özhan Canaydın da bunu farkında olduğu için "Niye ben başlatmıyorum" demedi, Adnan Polat'ın arkasında durdu.
_Bir kenetlenme var ama toplanan para da 2.5 milyon dolar. Bu normal mi, yoksa bir vefasızlık mı var? Paranın toplanması önemli değil. Bazen adımlar çok önemlidir. Fazla organize olmayan bir kampanyaydı. Bu olayı herkes bir gecede televizyonda öğrendi. Bu bir adımdır. Ama çok gerekli bir adımdı ve zamanında atıldı. Adım atılmasından sonra gerisi kolay.