Fulya meselesi Beşiktaş'ın borçlarını ortadan kaldırmak için Demirören'in hesabı şu: İsmail Ünal Fulya'daki imzasını geciktirmeyecek, yönetim yabancı bir marketle yaptığı kira kontratını (20 yıllık 70 milyon dolar) 40 milyon dolara kırdırarak bütün banka borçlarını ödeyecek... Görünüşte 30 milyon dolarlık bir zarar var diyebiliriz ama Beşiktaş'ın yılda 4 milyon dolar banka faizi ödediği düşünülürse aslında 20 yıllık süreçte zarar değil kar olduğu gerçeğiyle karşılaşırız... Kartal belki 20 yıl boyunca marketten kira almayacak ama buna karşılık banka borçları bitecek... Fulya'daki diğer kiralamalardan yıllık 8.5 milyon dolar gelir düzenli olarak kasaya girecek... Yukarıdaki tez bana değil Yıldırım Demirören'e ait... Sayın başkanın bulduğu formül bu... İşin ilginç yanı camianın büyük çoğunluğu destek verirken bir bölümü de tereddütle yaklaşıyor bu formüle... Destek verenler Kartal'ın borç yükünden bir an önce kurtulması için Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal'ın çabuk hareket etmesi gerektiğini düşünüyorlar... İsmail Ünal'ı bir an önce imza atmaya davet edenler, "Zamanlama önemli, aksi halde Beşiktaş'ın Fulya'sı G.Saray'ın Riva'sına dönebilir... Zaman kaybı Beşiktaş'ın sırtındaki borç yükünü arttıracak..." diyorlar.
Ünal imza atmalı Bir de karşı taraf var... Onlara göre Demirören yönetimi bu yöntemle banka borçlarını sıfırlasa bile yeniden borçlanmayacağının garantisi yok. Bilançoya 20 yıllık alacakları yazarken, 20 yıllık garanti harcamaları görmezden gelmesini samimiyetsizliğin bir göstergesi kabul ediyorlar... Bu düşünce sahipleri, "Fulya'yı yeni gelecek yönetim yapsın!" tezini ortaya koyuyorlar... Peki ne yapmalı? Bence ikisinin ortasını bulmalı... Her şeyden önce Fulya, Yıldırım Demirören'in değil Beşiktaş'ın projesi, dolayısıyla İsmail Ünal bir an önce imza atmalı. Çünkü bunu yapmazsa Demirören'i değil Beşiktaş'ı zor durumda bırakmış olur ki, bu camia, bunu unutmaz... Ancak Fulya'dan gelecek gelirin doğru kullanılması ve öncelikle banka borçlarının ödenmesi de garanti altına alınmalı... Yönetimin gereksiz yere başka borçlanmaya gitmesine izin verilmemeli... Bana göre formül şu; Fulya'ya "Evet", yeni borçlara "Hayır"...