Dersine çalışan Oyunun başlamasıyla birlikte defansını önde kuran, önde basan bir Rize vardı sahada. F.Bahçe düşük bir tempoyla başladı oyuna, Appiah'ın yokluğunda kupada Erciyes'e karşı oynayan takım vardı. Bu kadronun Erciyes'te oynanan kötü futbolu yalnızca havaya ve sahaya bağlanarak çıkartıldığını düşünüyorum. Futbolun gerektirdiği "rakibini analiz et ona göre taktiğini belirle" felsefesini iyi uygulayan Kurtar'ın ekibi kanatları tıkayarak F.Bahçe'yi ortadan gelmeye zorladı. Bu bölgeyi de Alex markajıyla durduran Rize, F.Bahçe'- nin oyun kurmasını, pozisyona girmesini engelledi. Kısacası F.Bahçe'yi uyuttu.
Tek neden Appiah mı? İlk yarı sahada hiçbir varlık gösteremeyen F.Bahçe ikinci yarıya tribünden tepki alan Deniz'in yerine M.Yozgatlı'yı oyuna alarak başladı. Ümit'i eski yerine çeken Daum forveti Nobre ve Anelka ikilisine çevirdi. Orta alanda risk alarak ön liberoda Aurelio'yu tek bırakan F.Bahçe bu tercih sonucunda kalesinde iki net pozisyon verdi. Defansın bir anlık konsantrasyonunu kaybetmesi sonucu oyuna yeni giren Serkan'ın attığı golden sonra uyanan F.Bahçe Ümit ve M. Yozgatlı'nın yaptığı kanat ortaları ile rakibini bunalttı ve bunun sonucunda yine duran toptan kazanılan Tuncay'ın kafa golüyle dengeyi sağladı. Appiah'ın yokluğu bir takımın oyununu bu kadar etkiler mi? Bunun cevabı tabii ki evet. Çünkü Appiah'ın hem ofansif hem defansif hem şutör özellikleri var. Ayrıca Aurelio'nun yükünü azaltan, verimini arttıran, yeteneklerini son sınırına kadar zorlayan tartışmasız star futbolcu. Sevgili futbolcu kardeşlerim, sahaya çıkan takımın kazanmak için ne gerekiyorsa yapmasını Daum'un anlatmasını beklemeyin, çünkü siz profesyonelsiniz.