İnanç kayboldu Derbi öncesi bıçaklama olayı yaşandı, Mersin'de silahlar patladı. Kavgalar, dövüşler birbirine kovalıyor. Türk sporu nereye gidiyor? Müthiş bir gerilim var. Bu gerilim sebebi de sahadaki futbol değil. Türkiye'de futbolun sahada oynandığına olan inanç giderek azalıyor. Aziz Yıldırım'ın çıkıp, "Ben futbolun sahada oynandığını sanıyordum ama sahada oynanmıyormuş" demesi ve ardından Fenerbahçe'nin şampiyon olmaya başlamasıyla beraber ipler iyice koptu. Şimdi hiç kimse şampiyonlukların, kümede kalmaların sahada olduğuna inanmıyor. İnsanlar bu kafada olunca, gerilim, kin, nefretler doğmaya başladı. İnanç yitirildi. O zaman da bütün iş polise kaldı. Polis de hangi birisine yetecek. Aynı insanlar takımlarının sahada yenildiğine inandıkları zaman rakibini alkışlıyor. Bunları da görüyoruz Türkiye'de. Esas olan bu inancın yitirilmesi. Türkiye bu hale geldi. Mesala ben Selçuk Dereli'nin düzgün maç yönettiğine inanmıyorum. İnce ince Fenerbahçe lehine süzmeler yaptığını gördüm. Fenerli futbolcu engelleme yapıyor devam, Kayserili yapıyor faul. Alex gelsin duran topun başına geçsin diye! Fenerbahçe'nin kasti faulleri var sarı kartlık, düdük çalıp faul veriyor. Öbürüne "cırt" diye kart gösteriyor. Penaltı çalıyor, Alex'in Kayserili'yi itmesine bakmıyor, itilen adam dengesini kaybedip öbürünün üstüne düşüyor, "penaltı" diyor. Tuncay 18 içinde elle oynuyor penaltı yok. Tabi skor 2-1 olacak. Hatta haksız penaltıyı vermese 1-1 olacak. Volkan resmen dışarıda vuruyor. Ama arkasından 'kırmızı kart gelebilir' diye es geçiliyor. Şimdi böyle bakmaya başladık maçlara. Hakem hatası dünyanın her yerinde oluyor. Ama hatalar Fenerbahçe'nin lehine ve ligde onunla yarışan takımın aleyhine olduğu zaman kafam karışıyor. Mesala Selçuk Dereli'nin yaptığı hataları basit hakem hatası olabileceğini kabul edemiyorum. Bu hale geldik.