Lefter ve vefa Fenerbahçe'nin yıllardır en sıkıntılı ve en eksik yanıdır vefa, tıpkı istikrar gibi... Sayın Faruk Ilgaz'ın adının, o hayattayken tesislere verilerek ölümsüzleştirilmesi, çok önemli ve umut veren bir gelişmeydi. Sonrasında rahmetli İslam Çupi'nin adının yeni yapılan basın tribününe verilme kararının alınması ve bunun fikir babalığını taraftarın yapması da, bu kulüpte artık nelerin değiştiğini gösteriyor. 'Yaşayan Efsane' Lefter'in, taraftarın verdiği ödülü almak üzere Şükrü Saracoğlu Stadı'- na çıkışı muhteşem ötesi bir durumdu. Gözleri yaşartan ve göğüsleri kabartan bir güzellikti. Fenerbahçe, rantı ve rantiyesi en bol ama istikrar, huzur ve 'vefa'sı en az kulüptü. Artık sevinerek görüyoruz ki; bu çark da yavaş yavaş tersine dönmeye başladı. Ancak bu kadarı yetmez, Lefter'in adı bir tesise verilmeli, heykeli dikilip anıtlaştırılmalı. Bunlar o hayattayken ölümsüzleştirilmeli ve bu onuru yaşamalı. Sonrasında Zeki Rıza Sporel gibi, Cihat Arman gibi efsanelerin isimleri de mutlaka Dereağzı, Samandıra gibi tesisler ile yeni yapılacak tesislere verilmeli. Bu isimler minicik Fenerbahçeliler'in bile aklına, gönlüne, yüreğine işlenmeli. Geçmişini bilmeyenin, geleceğini bilmesi de mümkün değildir. Geleceğinizi ancak, geçmişinize bakarak görebilirsiniz. Çünkü unutmak eksiltir. Hatta Fenerium tribünün açılışı, stadın tamamlanması veya bir başka vesileyle, bugüne kadar şu veya bu nedenle kulüpten ayrılmış ancak bu kulüp için emek harcamış bütün eski futbolcular, teknik adamlar ile eski başkanlar ve yöneticiler bir araya getirilmeli, kendilerine plaket verilerek, geçmişle bir uzlaşma sağlanmalıdır. Artık gücünün farkına varan ve dönüşsüz bir yola giren Fenerbahçe'de kavgalarla, kırgınlıklarla, çatışmalarla, polemiklerle, kısır çekişmelerle harcanacak enerji de, zaman da yoktur, kimsenin buna tahammülü de yoktur. Unutmamalı, unutturmamalı!