Gerets'e tokat Terim'in Nuri'yi doğrudan Milli Takım'a alması bir derstir. İnşallah bu tokatları yiyenler derslerini alırlar ve Türkiye'deki gençlere de kapılar açılır.....Gerets’le ilgili çok olumlu referanslar almıştım ancak diğerlerinden farkı olmadığı ortaya çıktı. Galatasaray’a kalıcı bir şey bırakmaya niyeti yok. Paralı asker gibi
Almanya karşısındaki futbolu nasıl buldunuz? Milli Takım eski parlak günlerine dönüyor mu? Alman futbolu artık son günlerini oynuyor havasında. Zaten bir tane adamları var: Ballack. O da gelmeyince, bir de hazırlık maçı olunca; bu sonuç çıktı ortaya. Benim için asıl önemli olan Ukrayna-Arnavutluk maçının 2-2 bitmesi. Hem de Ukrayna, Arnavutluk karşısına Shevchenko ile çıktı. Şimdi bizim gazetelere bakıyoruz: "Ukrayna ipin ucunu bıraktı." Türkiye, Ukrayna ile oynarken "Adamlar ipin ucunu bırakmıyor", biz aslanlar gibi kazanıyoruz, kırmızı-beyaz tam sayfalar yapılıyor, Arnavutluk, Ukrayna ile berabere kalınca, böyle iki satırla, "İşte işi bıraktı." Hayır.
Böyle dersek çok yanılırız. Arnavutluk, Ukrayna'ya 2 gol atmayı başarmış bir takım. Bu takımın en iyi yaptığı şey kapanmak ve gol yememek. Ukrayna maçında tam tersine bir Arnavutluk var. Dikkat edilmesi gereken bir Arnavutluk. 2 atmışlar, 2 yemişler. Yani hücum etmeye de başlamış. Onun için esas tahlil edilmesi gereken maç Türkiye-Almanya maçı değil, Ukrayna-Arnavutluk maçı. Bu arada sabahleyin televizyonda Fatih hocayı seyrettim ve iftihar ettim. Gerets'e ders verdi. Tromsö maçı öncesi Gerets, "Galatasaray 3 atar, 5 atar, diyenlere çok şaşırıyorum. Bu çok zor maç olacak, falan filan" diyordu. Arnavutluk-Türkiye, Galatasaray-Tromsö aşağı yukarı aynı ayarda. Hatta Arnavutluk, Tromsö'ye göre daha zor. Buna rağmen Fatih Terim diyor ki, "Halkımızda Arnavutluk maçına karşı büyük bir rahatlık var, büyük bir inanç var ve bu bizi rahatsız etmiyor. Bu Türk insanının benim takımıma ne kadar güvendiğini gösteriyor", iki; "Halkım böyle düşünür, diye ben ve takımım rehavete girmeyiz. Biz Arnavutluk'u çok ciddi bir rakip olarak görüyoruz ve hazırlanıyoruz. Halkın bize bu kadar güvenmesinden de gurur duyuyoruz, mutluluk duyuyoruz." İki hoca ve benzer iki olay karşısında verdiği tepkiler bu. Gerets panik içinde ve akşam o paniğin Galatasaray'a nasıl yansıdığını seyrettik. 90 dakikayı panik içinde oynadı Galatasaray. Bir de Fatih Terim'in söylediklerine bakın. Hoca dediğin, böyle konuşur.
BİR İSİM SÖYLESİN _Nuri Şahin, Almanya'ya attığı golle Türkiye'nin konuştuğu adam haline geldi. Siz nasıl görüyorsunuz Nuri'nin geleceğini? Nuri 17 yaşında, Bundesliga'da ilk 11'de oynatılan bir adam. Türkiye'deki bütün hocalara, başta Gerets'e derstir. Fatih Terim, 20 Yaş Altı, ve Ümit Milli Takımı beklemeden doğrudan doğruya A Milli Takım'a almıştır. Bir tokattır. İnşallah bu tokatları yiyenler derslerini alırlar, Türkiye'deki gençlere de kapılar açılır. Alttan gelen gençler var ama yukarıya taşıyamıyoruz onları. Emre ile Okan'ı Fatih Terim zamanında taşıdık ancak, Tugay ve Bülent'i Mustafa Denizli zamanında taşıdık. Onlar güvendikleri için önemli roller verdiler bu oyunculara. Ama günümüzdekiler dışarıdan adam istiyorlar. Elinde Arda var, Özgürcan var, Uğur var, Cafercan var, "Bana dışarıdan adam alın" diyor. "Şunu da ben Türkiye'ye, Galatasaray'a kazandırayım" diyemiyor. Umurunda değil Gerets'in Türkiye ve Galatasaray. Bastırsın parayı alsın Galatasaray. Ben bu düşüncelerden nefret ediyorum. Cesaretle koyacaksın takıma. Özellikle yabancı hocaların, Türk futbolunun gelişmesi umurunda değil. Benden sonrası tufan. Günümü gün ederim, işime bakarım, düşünceleri bu. Şimdi Peru'daki takımın yarısı Galatasaray. Galatasaray'ın hiç kimsenin bilmediği bir yanı var. Fatih hoca ile Burak Elmas el ele verdiler muhteşem bir altyapı kurdular, tesisleriyle okuluyla her şeyiyle. O altyapı harika adamlar yetiştiriyor. Ama yukarıya geliyor, orada dayanıyor. Çünkü A takım hocalarının altyapıyla irtibatları yok. 17 yaş takımındaki Galatasaraylıların adlarını sayabilir mi acaba Eric Gerets! Çok merak ediyorum. "Gitti mi, gördü mü, izledi mi" demiyorum. O genç takımdaki adamları Chelsea'ler, Arsenal'ler, Bundesliga takımları paylaşıyorlar, Galatasaray'ın kendi oyuncularından haberi yok. Böyle bir rezalet olabilir mi? Onun için Türkiye'de gençken yıldız oluyorsun ondan sonra bitti. Herkes seni unutuyor. Neden? Çünkü A takım hocaları, özellikle de büyük takımdakilerin hocaları bu gençleri görmezden geliyor. O gençler orada dururken bu Heinz'ları, İliç'leri almanın alemi var mı? İşte bunun adı "hazırcılık", gence güvenmemek, genci kazanmak için riskleri göze almamak, umursamamak. Gerets gözümden çok düştü. Onun çok faydalı olacağını düşünüyordum ama hiç farkı yok. Paralı asker. Ben paramı alırım, günümü gün ederim, tüyerim Avrupa'ya. Galatasaray'a kalıcı bir şey bırakmaya niyeti yok. İnşallah yanılıyorumdur.