Kafatasçılar, dazlaklar var Galatasaray'da liseli, liseli olmayan ayrımı yapılıyor ve kulüp ikiye bölünüyor. Taraftarın tepkisinin temelinde bu yatıyor...Trabzon-Galatasaray maçının en saygın, en alkışa değer adamı Fatih’ti. 4-0’a rağmen takımını diriltmeye uğraştı
-Taraftarın fiili saldırıya varan protestolarına Galatasaray gelenek ve görenekleri açısından mı, yoksa son dönemde yaşanan hüsranların getirdiği bir patlama olarak mı bakmak lazım? Galatasaray'da bir kongre var, bir de taraftar var. Bunlar çok farklı iki camia. Kongre'ye Galatasaray Liseliler hakim. Liseliler de değil, Fatih Altaylı'nın deyişiyle "Liseciler." Bu liseciler seçiyor Özhan Canaydın'ı. Hatırlayın taraftar da Özhan Canaydın'ın seçildiği ilk kongreyi basıyor. Üzerinde durulmamıştı o zaman. Galatasaray'da diğer bütün Galatasaraylıları yok sayan, aşağılayan, kafa tasçı, dazlak bir anlayış var. Esas tepki bu. Galatasaray taraftarı biliyor ki, artık seçimler bir yönetimin başarı ya da başarısızlığına değil, ne kadar liseci olduğuna bağlı. Özhan Canaydın da 25 seneden beri lisecilerin başkan adayı. Hazırlandı buraya.
İHRAÇ ETMEK İSTEDİLER Ben niye istifa ettim kongreden, seçimin ertesi günü? Bu kongrenin üyesi kalmak benim için artık onur meselesi değildi. Lisecilerin egemenliğindeki bir kongrenin üyesi olmak artık bana haz vermedi, onur vermedi. Bana cevap yazdı genel sekreter Cengiz Özyalçın; "Sevgili Uluç dilekçenizi askıya aldık, lütfen kararınızı gözden geçiriniz" diye. Cevap bile vermedim. İstifa tek taraflı bir olaydır. Karşı tarafın kabulünü gerektirmez. Liseli olanlar ve olmayanlar ayrımının eninde sonunda Galatasaray'ı kemireceğini biliyordum. Ben yıllar evvel Cumhuriyet'te, "Dazlaklar Galatasaray'ı bölmeyin. Liseli, lisesiz ayrımı yapmayın. Yazık ediyorsunuz" dediğim zaman Özhan Canaydın'ın o zaman liderlik ettiği cemiyet kurumu 170'e yakın imza toplayarak beni ihraç talebiyle haysiyet divanına sevk etti. Haysiyet Divanı Başkanı rahmetli Ulvi Yenal, toplantıda benim yazımı okuyor ve "Bu yazının altına ben de imza atarım" diyerek dosyası kaldırıyor. Ve o Özhan Canaydın, Galatasaray'ın başkanı oluyor. Çünkü o kafadakiler tarafından seçilmektedir. Mesele bu. Taraftarın tepkisi imtiyazlı bir zümrenin kulübü yönetiyor olmasınadır. Canaydın simgesi bunun. Onun için Özhan Canaydın'a yönelik bütün bu tepkiler. -Sarı-kırmızılı taraftarın tepkisinden Fatih Tekke de nasibini aldı. Maçın içindeki bir takım olaylardan kaynaklandı. Trabzon 17 dakikada 4 gol yiyince çökmüştü. Fatih Tekke tek başına ayağa kaldırmak için muhteşem bir savaşa girişti. Bana sorarsan maçın en saygın, en alkışa değer adamı Fatih Tekke'ydi. 4-0'a rağmen başını eğmeyen, biz Trabzonuz diyen ve takımını toparlayan adamdı. 4-1 oldu maç. Eller'in kafası girseydi 4-2 olabilirdi ve o girseydi maçın sonucu ne olurdu tahmin edemiyorum. Fatih Tekke'nin Trabzon'u böyle diriltişinden rahatsız oldu Galatasaray seyircisi.