Sular durulmuyor Bugün G.Saray Konya maçının başlamasına beş kala tribünlerden yönetim aleyhine yükselen protestoyu salt "Bedava bilet vermedik onun için bize bozuldular" gibi safsatlarla geçiştiremezsiniz. Türkiye'de belki de dünyada Ultraslan gibi iyi örgütlenmiş, takımına candan bağlı ikinci bir dernek yoktur. Sarıkırmızılı takımın top oynadığı her yerde Ultraslan'ın destek pankartlarını görebilirsiniz. Şimdi böyle bir kuruluşun salt birkaç yüz vedava bilet uğruna yönetimi protesto etmesini söylemek gerçeği halı altına süpürmeye benzer. Ayrıca bu tepkiler sadece Konya maçında sergilenmedi ki, Galatasaray'ın Avrupa'da yaptığı bütün hazırlık maçlarında da aynı tepkiler seyircilerce dile getirilmişti.
Düzeyli bir protesto Dahası maçta sergilenen pankartlı tepki son derece düzeyliydi ve alkışlarla desteklenmişti. Üç beş kişi istifa diye naralanınca da onları gene Ultraslan susturdu. Bir de tribünlerde asılan pankartlara bakalım: Sahip Som... Seyrantepe... Ada... Pires. Bunların ne menem rezilik olduğunu söyleyemeyecek kimse var mı ortalıkta? Taraftarın buna tepki göstermemesini bekleyebilir misiniz? Eğer Sportif Direktörünüz "Transfer yok!" der, ardından yöneticileriniz "Transfer var, her an bir ya da iki futbolcu alabiliriz" derse ya gülersiniz ya da pankart asarsınız tribüne. Galatasaray'ın kongre üyeleri acı acı güler, taraftarı da pankart asıp alkışlayarak sergiler tepkisini. Ha sakın kimse kalkıp da "Efendim Galatasaray'da kol kırılır yen içinde kalır" falan demeye kalkışmasın; bu kuralı bozan, Faruk Süren'den Mehmet Cansun ve o dönemlerin yöneticilerinden devri sabık yaratıp onlara sür git kara çalanlar bu kuralı kendileri bozdu!